 yapıştı ay karanlığın alnına
döküldü büyücünün gizem tası
ah kalbim öyle buz gibi dursaydı
böyle denizler altında kalmasaydı
yaşanan her şeyi paralarcasına
| Bİ/LİNÇ ALTI
kapıda oturan boş sandalye
cama yansıyan ölü kalabalık
garibin ağzında yoksul öfke
hangi tanım içine alır beni
ne acı, ellerimin üşüme sebebi ne acı
böyle kekeme, böyle ölü sesle
sen bile bu kadar suskunken
ne söyleyeyim ben
şairliğim tükürür kurumunu yüzüme
aldım siyahı kalbim bedeliyle
mülkümdür artık, bu ketum karanlık
hal buysa,
nasıl kansın şair iyimserliğe
ritmi düzensiz sesimin
kimse koynuna giremeyecek aşk şiirlerinin
yorgunuyum sözcüklerin.
karanlıklar içinde
aşk`ı aradım kendi çölümde
çöl çiçeği tutunmaya çalışıyordu toprağa
yorgun, zayıf elleriyle
yüreğim bir çukur duygusunda
koca çölü dolaştım bir damla suyla
gayba sorulan sorular gibi
çözemedim kurcaladığım o denklemi
ve hüznüm renk oldu çöl çiçeğine
yapıştı ay karanlığın alnına
döküldü büyücünün gizem tası
ah kalbim öyle buz gibi dursaydı
böyle denizler altında kalmasaydı
yaşanan her şeyi paralarcasına
aşk, onarılmaz bir yara sandalımda
karanlıkta gülün dikeni sıkılınca kafasına
yere serilen bülbül bir yıkımın böğründe
öle yazdı ne acı
ne acı ellerimin üşüme sebebi
bazı şeyler bitmemeli`ydi
YELİZ ŞENAY |